sivilce

Sivilce Nedir? Nasıl Geçer?

Sivilce, hem erkeklerde hem de kadınlarda sık görülen bir cilt problemidir. Genellikle ergenlik döneminde oluşmaya başlar. Her 100 gençten 85’inde görülen bir cilt rahatsızlığıdır. Fakat yalnızca ergenlik döneminde meydana gelmez. Erişkin tipi denilen sivilceler özellikle 40 yaştan sonra sıkça görülür. Bu tip sivilceler kadınlarda daha sık ortaya çıkmaktadır. Geç dönem görülen bu sivilcelerin, ergenlik döneminde oluşan sivilcelerden en belirgin farkı ise tedaviye daha dirençli olmalarıdır.

Sivilce oluşumu ergenlik çağındaki kızlarda 10-17, erkeklerde ise 14-19 yaşlarına tekabül eder. Erkekler sivilce oluşumuna daha sık yakalanır. Sivilce sağlığı tehdit etmez. Ancak ergenlik döneminde çıkmaya başlayan ve ileriki yaşlarda da çıkmaya devam eden sivilceler görünümle beraber psikolojik sağlığı bozabilir. Eğer bu sivilceler doğru zamanda uygun bir tedavi yöntemiyle tedavi edilmezse, skar adı verilen ciddi kalıcı izlere ve lekelere dönüşebilir.

Sivilce denilince akla ilk önce yüz gelir fakat sivilceler yüz haricinde vücudun farklı bölgelerinde de ortaya çıkmaktadır. Yüz haricinde genellikle sırt, boyun, göğüs, omuz ve üst kollarda sivilce çıkar. Bu bölgelerde bulunan yağ bezlerinin fazla olması sivilce oluşumuna davetiye çıkarır. Normalde bu bezlerin salgıladığı yağ deri yüzeyine çıkarak vücuttan atılır. Fakat ergenlik çağında yağ bezleri gereğinden fazla yağ salgılar. Böylece bu yağın deri yüzeyine geçmesini sağlayan kanallar tıkanır. Bu durum sivilce oluşumunu hızlandırmaktadır.

Sivilce nedir?

Sivilce, kıl köklerinde ve vücudun yağ bezleri bulunan bölgelerinde meydana gelen bir cilt rahatsızlığıdır. Yağ bezleri cildin nem dengesini sağlamak amacıyla sebum salgılar. Yağ bezlerinin tıkanması sonucunda üretim devam ettiğinden önce kistler sonrasında bunların enfekte olması ile iltihaplı sivilce oluşur.

Sivilce oldukça yaygın rastlanan bir sağlık problemidir. Her ırktan ve yaştan kişilerde sivilce oluşmaktadır. Sadece ergenlik döneminde değil ileriki yaşlarda da kişiler sivilce probleminden mustarip olabilir. Fakat en çok ergenlik döneminde görülür. Ergenlik çağında hem kızlarda hem de erkeklerde androjen seviyeleri artar. Buna bağlı olarak da yağ bezleri daha fazla yağ üretmeye başlar. Normalde sebum kıl köklerinden cilde geçmektedir. Ancak deri hücreleri folikülleri tıkar ve sebum geçişi engellenir. Bu foliküller tıkandığında ise ciltte bulunan bakteriler bu foliküllerin içinde daha da büyürler. Böylece sivilce oluşumu başlamış olur.

Sivilce neden çıkar? Sivilce oluşumuna etki eden faktörler nelerdir?

Sivilce oluşum nedenleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Ergenlik çağında değişen hormonal seviye, sivilce oluşumunu tetiklemektedir. Fakat genel olarak vücutta sivilce çıkması genetik yatkınlığa bağlıdır. Sivilce oluşumunu etkileyen temel faktörler şu şekildedir:

– Yapısal özellikler

– Hormonal dengesizlikler

– Aşırı stresli yaşam

– Artan sebum üretimi

– Kıl Folikülünün içerisindeki değişimler

– Bakteriler

– Yağlı deri yapısı

– Kozmetik ürünlerin yanlış kullanımı ve kullanılan bazı ilaçlar.

Sivilce oluşumunu etkileyen en önemli faktör yapısal özelliklerdir. Genellikle aile geçmişinde, şiddetli sivilce rahatsızlığı görülen kişilerde daha sık rastlanılır. Bu kişilerin erken tanı ve tedavi yönteminden faydalanması gerekir. Genetik özellikler haricinde aşırı stresli bir yaşam, doktor kontrolü dışında cilde uygulanan kozmetik ürünlerin aşırı ve yanlış kullanımı ile beraber hormonal değişiklikler de sivilce oluşumuna davetiye çıkarır.

Vücutta artışa geçen yağ salgısı da diğer önemli faktörler arasında yer alır. Daha geniş yağ bezlerine sahip olan insanlarda daha fazla sivilce oluşumu gözlenir. Diğer normal cilt yapısına sahip insanlara göre vücutlarında daha fazla yağ üretimi hakimdir. Hormonal dengesizlikler de sivilce oluşumunda belirgin rol oynarlar. Ergenlik çağından önce daha küçük yapıda olan cilt gözenekleri, yağ bezleri üretimini azaltır. Fakat ergenlik döneminde bu hormanlar değişerek yağ bezlerinde artışa geçer. Böylece yağ üretimi de artarak sivilce oluşmaya başlar.

Doktor kontrolünde olmadan bilinçsizce kullanılan kozmetik ürünler de vücutta sivilce oluşumunu hızlandırır. Özellikle yağ bazlı bu kimyasal ürünler vücutta aknejenik mineral yağlarda artışa sebep olur. Bu durum da sivilce oluşumunu tetikler. Yoğun stresli yaşam da sivilce çıkmasına neden olmaktadır. Hava kirliliği ve havadaki nem dengesizlikleri de sivilce oluşumunu artırabilir. Çıkan sivilceleri sıkmak veya cilde sert davranmak da sivilce artışını alevlendirip, leke oluşumuna sebebiyet verir. Bunlara ek olarak sırt çantaları ve bazı terleten kıyafetler de cildi tahriş ederek sırtta sivilce oluşmasına neden olur.

Yüksek glisemik indeksli gıdalar sivilce oluşumunu arttırabilir. Buna örnek olarak çikolata, kola, fast food gibi kan şekerini hızlı yükselten yiyecekler verilmektedir. Sivilcenin karaciğer veya iç hastalıklarla spesifik bir bağlantısı bulunmamaktadır.

Sivilce belirtileri nelerdir?

Sivilce vücudun hemen hemen her yerinde ortaya çıkabilen, ancak en çok yüz başta olmak üzere sırtta, boyunda, göğüste ve omuzlarda gelişen bir cilt rahatsızlığıdır. Sivilce oluşumu başlamadan önce genellikle komedon olarak bilinen siyah ya da beyaz noktalar oluşmaya başlar. Siyah noktalar cilt yüzeyine açılır ancak oksijen teması sebebiyle siyah bir hal alırlar. Beyaz noktalar ise cilt yüzeyinin altında bulunur ve iltihaplı bir yapıda olduklarından beyaz bir görüntü oluştururlar. Sivilce en çok aşağıda sıralanan aşırı derecede yağ bezlerinin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkar. Bunlar:

  • Yüz
  • Göğüs
  • Üst sırt
  • Omuzlar
  • Boyun

Sivilce oluşumu diğer cilt rahatsızlıkları belirtileri ile benzerlik gösterebilir. En doğru teşhis için mutlaka bir dermatologa başvurulması gerekir.

Sivilce tanısı nasıl konur?

sivilce oluşumuSivilce oluşumu fiziksel problemlerin yanı sıra psikolojik problemlere de yol açmaktadır. Aşırı derecede yoğun sivilce oluşumuna maruz kalan yüz bölgesinde bazı durumlarda mimik dahi oluşmayabilir. Bu durum ayrıca zaman zaman acı hissiyatına da neden olur. Sivilce oluşumunun farklı birçok nedeni bulunur. Bu gibi durumlar söz konusu olduğunda mutlaka bir doktora görünmek gerekir.

Dermatolog doğru tanıyı koyabilmek adına sivilceleri detaylıca inceleyerek, hangi tip sivilce olduğuna karar verir. Bu kararı verirken sivilce çıkan bölgeyi de göz önünde bulundurur. Kadınlarda adet düzensizliği veya aşırı tüylenme görülüp görülmediği değerlendirilir. Bazı durumlarda yumurtalık kistleri, tip-2 diyabet ve hormonal dengesizlikler gibi sağlık problemleri de sivilce oluşumuna yol açtığından doktor başka tetkikler de talep edebilir. Tüm bu bulgular göz önünde bulundurularak doğru sivilce tanısı koyulur. Doğru tanı doğru tedavinin yapılmasını sağlar.

Sivilce türleri nelerdir?

Sivilce türleri deri lezyonu ve akne lezyonunun şekline göre farklı farklı sınıflandırılmaktadır. Sivilce oluşumunda ortaya çıkan deri lezyonları şu şekildedir:

Komedonlar: Daha çok siyah nokta olarak adlandırılan komedonların boyutları 1 ila 3 mm arasında değişir. Yağlı cilt sıvısı olarak da bilinen sebumun oksitlenmesinden kaynaklanırlar. Temas edilmediği sürece herhangi bir iltihaba neden olmazlar ve kendiliğinden kaybolurlar.

Papüller: 5 mm’den daha küçük boyutta olan papüller iltihaplı ve kırmızı renkte görünen sivilce türüdür. Temas edildiğinde ufak çaplı bir acıya yol açar. Sıcak yapıda olan papüller kendiliğinden kaybolurlar.

Püstüller: 5 mm’den daha büyük boyutta olan pistüller irinli ve sarı renkte olan sivilce türüdür. Pistüller drene edildikten sonra kaybolabilirler ancak daha sonra tekrar aynı noktada oluşabilir.

Nodüller: Nodüller diğer sivilce türlerine göre daha büyük boyuta sahiptirler. Genellikle yuvarlak şekilli ve iltihaplı bir yapıdadır. Cildin yüzeyinde ya da alt kısmında yer alabilirler. Bazı durumlarda apse oluşumuna yol açan bu sivilce türü kendiliğinden patlayabilir ya da iz bırakmaya meyillidir.

Sivilceler lezyonun şekline göre de sınıflandırılır:

Akne konglobata: Daha çok sırt ve göğüs bölgesinde oluşan bu sivilce türü şiddetli kist oluşumuna yol açar. Cilt yüzeyinde derin izler bırakabilir. Adet düzenliği görülen kadınlarda daha sık meydana gelir.

Akne fulminans: Kistik bir yapıya sahip olan bu sivilce türü daha çok ergenlik çağında olan erkeklerde görülür. Aniden irinleşebilen ve yara oluşmasına neden olan akne fulminanslar zaman zaman kişide yorgunluk, halsizlik ve ateşe sebebiyet vermektedir.

Akne vulgaris: Ergenlik döneminde ortaya çıkar. Basit bir sivilce türüdür. Çoğunlukla yüz bölgesinde görülür.

Sivilce bulaşıcı mıdır?

Sivilce bulaşıcı değildir. Bulunduğu bölgede çok sık temas olduğunda veya çok sık oynandığında ciddi kalıcı izlere yol açabilir. Sivilce tedavisi olan bir dermatolojik rahatsızlıktır, bu nedenle doktor tedavisi kalıcı izlerin ve lekelerin oluşmasını engeller.

Sivilce nasıl geçer?

Sivilcenin tüm tipleri tedavi edilmelidir. Tedavi hem sivilcenin ilerlemesini hem de iz oluşumunu engeller. Ergenlik dahil hayatın tüm evrelerinde tedavi başlanmalıdır.

Çoğu insan çıkan sivilcelerden hoşnut kalmadığı için bu sivilceleri patlatma yolunu seçmektedir. Sivilcelerin sıkılarak patlatılması deriye ciddi zarar vermekle kalmaz aynı zamanda görünür ve kalıcı izlere yol açabilir. Cilt üzerinde gözle görünür bir biçimde yer kaplayan sivilceler kötü görüntüye sebep olur ve bu görüntünün kozmetik ürünlerle kapatılmaya çalışılması sivilce oluşumunu artırır.

Sivilceler çok fazla temas edilmediği veya enfeksiyon kapmadığı müddetçe kendiliğinden kaybolsa da sivilce oluşumunu azaltan ve iyileşme sürecini arttıran çeşitli sivilce tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Zaman zaman tedaviye geç yanıt alınsa da düzenli sivilce tedavisi uygulandığında kalıcı ilerlemeler kaydedilebilir.

Sivilce izleri geçer mi? Sivilce izlerine iyi gelen yöntemler nelerdir?

Sivilceler kişinin cilt yapısı ve sivilce derinliğine bağlı olarak iz bırakabilir. Her sivilcenin iz bırakma potansiyeli vardır.  Bu izler lazer, kimyasal peeling, iğneli radyofrekans, serbestleştirme gibi birçok yöntem yardımıyla iyileştirilebilir. Uygulanacak tedavi türü, kişinin sahip olduğu lezyon türüne, cilt rengine, izin derinliğine göre hekim ve hasta ortaklaşa karar verilerek sivilce izi tedavi edilir.

Sivilce izlerinin yok edilmesinin en etkili yollarından biri fraksiyonel lazer tedavisidir. Bu yöntemle cilt altında zarar görmüş bağ dokusu ortadan kaldırılır ve taze kollajen üretimi gerçekleşir. Bu işlem sonrasında derideki kök hücreler aktif hale gelir. Böylece yeni epitel hücreleri yardımı ile epitel örtüsü yenilenir.

Daha yüzeysel olarak yerleşmiş sivilce izleri tedavisinde kimyasal soyma (peeling) yöntemi uygulanır. Bu yöntemin amacı cildin üst tabakasının farklı güce sahip kimyasallar yardımıyla soyulması, aynı zamanda sivilce iziyle ortaya çıkan çukurun giderek düzleştirilmesidir. Bu yöntem düşük yüzde içeren asitlerle (örneğin glikolik asit %10) rutin cilt bakımı yöntemi olarak da uygulanmaktadır.

Kimyasal peeling sonrası cilt altından daha parlak ve pürüzsüz bir yeni cilt ortaya çıkar. Bu yeni cilt katmanını güneşten korumak çok önemlidir. Cilde kimyasal madde uygulandığından zaman zaman hafif kızarıklık ve pullanma gibi yan etkiler görülebilir. Bu nedenle cilt çok iyi nemlendirilmelidir.

Sivilce oluşumu nasıl engellenir?

Dermatoloji uzmanı tarafından düzenli tedavi almak ve takip altında olmak

–  Yorgunluk ve stresten olabildiğinde uzak kalmak sivilce oluşumunu engeller.

 Uyku esnasında cilt kendini yenilediğinden kaliteli bir uyku cilt sağlığı için oldukça önemlidir.

 Yeterli su içmek, dengeli ve düzenli beslenmek sivilce oluşumunu azaltır.

   Sivilce sıkmak iz bırakma riskini artırır. Sivilceleri koparmak sağlıklı bir yol değildir. Sivilcelerin tedavisine yönelik erken dönemde alınan önlemler ile yayılması ve akneye dönüşmesi engellenir.

Elleri sık sık yıkamak da yüz sağlığı için önemlidir. Kirli eller ile yüze sık sık dokunmak bakteri miktarını artırır ve akne oluşumu da buna bağlı olarak artışa geçer.

–  Aşırı güneşe maruz kalmak da akne oluşumunu artırabilir. Yoğun     güneşlenme sonrası deri kendini korumak için kalınlaşarak daha bronz hale gelir. Kalınlaşan deri sonucunda gözenekler tıkanarak akne artışı gözlenebilir.

Sivilce tedavisi kalıcı mıdır?

Sivilce tedavisi yöntemlerinin hepsi sivilceleri başarılı bir şekilde kontrol altına almaktadır. Fakat sivilceler medikal yöntemler ile tamamen geçmeyebilir. Sivilce tedavisi esnasında ve sonrasında kişi cildine çok iyi bakmalıdır. Yeni sivilce oluşumunu engelleyecek yöntemlere başvurulması gerekir. Hekiminiz sivilcelerin nüks etmemesi için size devam tedavisi planlayabilir. Bir diğer merak edilen sorulardan biri de sivilce tedavisi sonrasında tekrar sivilce çıkıp çıkmayacağıdır. Bu durum kesin bir çözümü bulunan bir durum değildir. Kişinin cilt yapısına göre değişir. Eğer kişi çok yağlı bir cilt yapısına sahip ise tekrar sivilce oluşumu gözlenebilir. Bu sorun doğru sivilce tedavi yöntemleri ile kolayca çözülebilir.

Sivilce tedavisinde neler kullanılır?

Uzman dermatolog tarafından kişiye göre planlanan tedavilerde farklı ilaçlar ve lazerler kullanılabilir.Bunlardan bazıları şunlardır;

  • Benzoil Peroksit – Yüzeysel kullanılır. Cilt yüzeyini temiz tutmayı sağlar.
  • Antibiyotikler – Ciltteki enfeksiyonları engeller. Yüzeysel olarak yada ağızdan kullanılır.
  • Retinoidler – Yeni sivilce oluşumunu azaltmayı sağlar ve gözeneklerin tıkanmasını engeller.
  • Drenaj –  Var olan sivilce veya kistlerin çıkarılmasını sağlar.
  • Lazer – Farklı akne ve sivilce tiplerine göre farklı doz ve farklı lazerler ile tedavi yapılır.

Sivilce tedavisi acı veren bir uygulama mıdır?

Sivilce tedavisi ağrılı bir uygulama değildir. İşlem sonrası herhangi bir yan etki görülmez. Sadece tekrarlanması gereken ve süreklilik isteyen bir tedavidir.

Sivilce tedavisi fiyatları ne kadar?

Sivilce tedavisi tedavi görecek hastanın ihtiyacına yönelik olarak belirlenir. Bu nedenle sivilce tedavisi fiyatlandırması çeşitlilik göstermektedir. Sağlık Bakanlığı onaylı merkezlerin internet sitelerinde fiyat belirtmeleri yasal değildir. Akne tedavisi fiyatları hakkında daha detaylı bilgi almak ve diğer tüm merak ettikleriniz için 02122414624 numaralı telefondan kliniğimize ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir